San Francisco’da tekrar gelin olmak…

Uzun bir seyahat bizi bekliyordu… Yaklaşık 12 saat 30 dakika süren, Avrupa’dan hızla geçtikten sonra  o koskocaman motorların çalışma sesini duyduğunuz, zaman zaman pilotun o şahane sesine kulak verdiğiniz, okyanus üzerinde Demet Akalın’ dan dinlediğimiz “çalkala” adlı anlamsız şarkı ile motive olduğunuz, 4 film izlersem kaç saat geriye kalır hesapları yaptığınız , aralarda Türk Hava Yollarının süper aşçılarının müthiş sunumları ile kendinizi şımarttığınız, internet erişimi ile gündemden geri kalmadığınız, sol tarafta gecenin, sağ tarafta gündüzün yaşandığı koskocaman geçen 750 dakika…  Ve bu sefaları sürdükten sonra Amerika’nın Kaliforniya eyaletindeki o Körfez şehrine varacaktık. Aylardan Haziran, günlerden pazartesiydi… Ama tabiki bu pazartesi içerisinde hiç bir sendrom barındırmıyordu. Uçağın salladığı zamanlar hariç 🙂

Nihayet o meşhur köprülerin üzerinden geçiyorduk… Okyanus’tan süzülen uçağımız, San Francisco Uluslararası Havalimanına varıyordu…

Öncelikle şunu söylemeliyim ki , Los Angeles’ın aksine toplu taşıma bu şehirde oldukça gelişmiş ,biz ilk olarak yabancısı olduğumuz bu kente taksiyle başladık… Dilerseniz BART sisteminden faydalanabilirsiniz. Bunun dışında Muni Bus denilen otobüsler ve tarihi tramvayları da kullanabilirsiniz. Sakın nostaljik olan ve San Francisco’nun sembolü haline gelen Cable Car kullanmadan şehrinize dönmeyin..

San Francisco’nun sembolü Cable Car

 

Otelimiz en hareketli olan caddelerden birinde “Union Square” deydi , havaalanından otele yaklaşık 45-50 USD ödemiştik ve yarım saat süren bir yolculuk sonrası varmıştık.

San Francisco maceramız sadece 4 gece ile sınırlıydı.. The 32One adlı otelimize yerleştikten sonra , geriye kalan saatlerimizin hemen biteceği endişesi ile yola koyulduk. Kaldığımız yere çok yakın olan Chinatown dan başlayarak yürümeye başladık… Elimizde selfie çubuğumuz , meşhur Dragon Gate de fotoğraflarımızı çektikten sonra, Little Italy e kadar gelip orada ufak bir mola ile  4 peynirli pizzamızı ve pennemizi afiyetle yedik.. Buradan San Francisco’nun en önemli lokasyonlarından Fisherman Wharf a doğru yola koyulduk. İnatla “jet lag” olmamamız gerektiğini birbirimize defalarca söyledik. Çekilen “yorgun” fotoğraflarımızdan sonra otelimize döndük.

Fisherman Wharf

İkinci Gün …

22 Haziran 2016 sabahında meraklı” gözlerle uyandık. Evliliğimizin üzerinden koskocaman 2 yıl geçmişti. Perdeden içeriye  giren o güzel güneş bizi en pozitif edasıyla karşılıyordu.  Ahmet damatlığını, ben gelinliğimi giyerek yollara düşecektik. Bilirsiniz genelde düğünlerinizde hep başka insanların mutluluğu adı altında çalışmalar yaparsınız. Onlar hangi müzikleri sever, arkadaşları öne oturtsak aile büyüklerimiz ne der, kuzu tandır mı severler yoksa tavuk mu yeseler gibi binlerce soru ama bu sorular ve cevapları oldukça önemlidir çünkü 3 saatlik bir organizasyonda “diğer insanlar” düğününüze  puan vereceklerdir. Biz de bu kargaşada doğal olmayan düğün fotoğraf albümümüzü ne yazıkki alamamıştık … Ama önemi yoktu .. Başka bir ülkede, sokaktan geçen Michael, kilisenin önünde bekleyen John fotoğraflarımızı çekecekti…

Siz siz olun 3 günlüğü kişi başı 45 usd olan , o üstü açık kırmızı otobüslere binin .. sonra kafanıza esen bir yerde inin… Tekrar binin sonra tekrar inin …

Tüm şehri gezdiğimiz “Deluxe Sightseeing’

Yeniden gelin olmak..

Golden Gate köprüsünden bu otobüsle geçin, rüzgarı içinizde hissedin, bu köprü neden altın rengi değil diye düşünün… Selfie çubuğunuz varsa uçmasın diye sıkı sıkıya tutun.. Yanınızda sevdiğiniz biri varsa  elini de sıkı sıkı tutmayı unutmayın… Harika fotoğraflar çekin.. Kocam gibi saçlarınız yoksa mutlaka şapka takın , bu şehrin güneşini hafif sanmayın.. Zamanınız varsa bisiklet kiralayarak köprüden geçin, yeni insanlarla tanışın.. Onlara Chicago’nun bile rüzgarının daha az şiddetli olduğunu söyleyin..

Golden Gate Köprüsü

Ardından Golden Gate Park’a uğrayın.. Öyle ufak tefek bir park değil bahsettiğim , Central Park’dan yaklaşık yüzde 20 daha büyükmüş.. Müzelere uğrayın, kendinize güzel bir kahve ısmarlayın, iş çıkışı spor yapanlara göz atın, Türkiye döndüğünüzde pazartesi spora başlayacağınıza dair yemin edin…

Golden Gate Park

“Union Square” da her türk vatandaşı gibi koskocaman olan “Apple Store” a uğrayın, iphone fiyatlarına göz atın, buradan alırsam daha mı ucuz olur hesapları yapın, evet biliyorum ki acıktınız doğruca Apple’ın karşısında bulunan Macys alışveriş merkezinin en üst katına çıkın.. 20-25 dakika sıra bekledikten sonra kendinize Cheesecake factory de bir Greek Salad ve Fish and Cips ısmarlayın, Cheesecake yemekse niyetiniz önce tatlınızı yiyin çünkü yer kalmıyor.. Ardından enerjiniz tam takır devam ediyor, Union meydanındaki mağazalar doların yükselmesiyle birlikte ülkemize göre avantaj sağlamıyor, (Calvin Klein, Tommy Hilfiger, Guess gibi markalar hariç) , hemen yolunuzu Ross ve Marshall a çevirin, oradan sevdiklerinize hediyeler seçin, kendinize 30 usd ye ayakkabılar ve çantalar alın..

Golden Gate Park

Union Meydanı

 

Son günümüz..

Güne hemen otelimizin yanındaki starbucks da güzel bir kahveyle başladık. İş merkezlerinin yoğun olduğu bu bölgede her adım başında bu kahvelerden bulmak mümkün, çalışan kızların San francisco da yaşayan evsizler ile sohbetlerine kulak verin , insana verdikleri önem ve değere bir kez daha hayran kalın…Çapraşık olan sokaklarda , (lombard street) dik yokuşlarda yeni fotoğraflar çekin..Ünlü Alcatraz adasına gitmek istiyorsanız, seyahatiniz belli olur olmaz İnternet üzerinden mutlaka biletinizi alın aksi halde yer bulmanız mümkün değil..Zamanınız olursa feribotla ufak bir gezintiye çıkıp Oakland‘ı görebilirsiniz.. belki burada bir NBA maçına denk gelirsiniz ve son finalist Golden State Warriors maçına eşlik edebilirsiniz.. Amerika’da kaldığınız günlerde en özlediğiniz şey türk yemekleriyse  mutlaka Kitchen Istanbul’a gidip , çorbasını ve beytinin tadına bakabilirsiniz..

San Francisco Bay

Edalı Detaylar..


32one Hotel – Otelin konumu oldukça güzel , Dragon Gate kapısının yanında, Union Square’ın kalbinde.. bir çok yere yürüme mesafesinde, booking.com dan rezervasyonunuzu yapabilirsiniz..Fisherman Wharf tarafında kalan otellerin fiyatları oldukça yüksek..


Fisherman Wharf – deniz ürünleri yemeği sevenler için doğru adres olduğunu düşündüğüm bu kalabalık yerden hatıra dükkanlarını da  ziyaret edebilirsiniz..

One thought on “San Francisco’da tekrar gelin olmak…

  1. Geline, damada ve yaziya bayildim. San Francisco sokaklarinin canliligi cok guzel islenmis. Tum yazilari takip ediyorum ve cok sey ogreniyorum. Emegine saglik guzel gelin😘

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Social profiles