Olympic Peninsula (Olimpik Yarımada)’dan Notlar

Öncelikle nedir Olimpik Yarımada? Nerededir? ABD’nin Washington eyaletinin (ülkenin eeen kuzey batısında, Kanada sınırında) batısında, Puget Körfezinden Seattle’a kadar uzanan geniş topraklara verilen isimdir. Bu yarımadanın batısında Pasifik Okyanusu, kuzeyinde Juan de Fuca, doğusunda da Hood Kanal’ı vardır. İşin coğrafya kısmına bir tick attıktan sonra gelelim bu coğrafyanın güzelliklerine;

Öncelikle en göze çarpanı Hoh olmakla beraber yarımadada 3 tane yağmur ormanı var. Ben sadece Hoh’u ziyaret edebildim bu gezimde. (Hoh gezi notları bir sonraki yazıda)
Sonra, yarımadanın tam göbeğinde Olimpik sıradağları var, ki peninsulada dolaştıkça ne manzaralar ne manzaralar…
Sonra, gezmekten saatini tutturup hiç gidemediğimiz ama varlığını bilmekten keyif aldığımız somon balığı yavrulama nehirleri (en büyükleri toplamda 13 tane, küçüklerini siz düşünün 🙂 ) ve onların üzerine kurulmuş tesisler burada.
Bi dünya göller var, çok olmasa da barajlar var ve bak bak doyamayacağın, orda kalıp yaşamak isteyeceğin sayısız ulusal parklar var. Yani kısaca coğrafi bir hazine bu yarımada…

Başlangıç noktası olarak Seattle’ı alıp bir daire çizip sizi yine uçağa binebilmeniz için Seattle’da bırakıcam şimdi 🙂 (bütün notlar bittiğinde)

Seattle, Amerika’da 1 yıl dibinde yaşayıp (Idaho, I know, right! 🙂 ) hiç gidemediğim ama Sleepless in Seattle, ABD’nin kahve başkenti olması, organik pazarlarının ünü, yağmurlu ılıman mevsimine duyduğum sempati ve en son 2007 yılında izlediğim Eğer Bir Ağaç Devrilirse belgeselinde kıvılcımın çıkış noktası olmasıyla kalbimde acaip reytingler yapmış bir şehirdi hep…
Tam da beklediğim gibi küçük (merkezi ama sadece, yoksa şehir dışa doğru almış yürümüş) ve sempatik bir şehir. Adım başı kahve dükkanları (ezici rakam olarak starbucks tabi), kitapçılar, çok konsept ve elegan kafeleriyle ‘gel bende yaşa’ diyo ziyaret edenlere…
Şehir merkezi gezmek isteyenlere hızlandırılmış bir Seattle paketi hazırladım 🙂
1. Şehrin turistik sembollerinden; Space Needle (şehri panoramik görebileceğiniz en güzel nokta. Giriş 22 dolar, yanlız hava yağmurluysa görüş yok gibi)
2. Chihuly Garden and Glass, bunun da girişi 22 dolar, bence önce Google görsellerden bakın öyle karar verin gidip gitmemeye.
3. Monorail. Bu, nostalji treni gibi bişey bu yüzden şehrin görülesi her yerinden geçiyor. Gidiş dönüş 4,5 dolar.
4. Pike Place Balık Pazarı. Bu pazar Seattle Limanına yakın, şehrin kalbinde, 1907 yılında açılmış ve Amerika’nın hala faal en eski halk pazarı (bence çok havalı 🙂 )
5. Starbucks Reserve Roastery. Yerin adını özellikle İngilizce bıraktım, malum 5800 tane starbucks olduğu için özellikle bunu bulup gidesiniz die 🙂 Ne var burda, niye gitmelisiniz? Starbucks kahve fabrikası burası resmen! Kahve bitkilerinden işlenmesine, kavrulmasına herşey ama herşey bu dükkanın içinde. Kahveyle ilgili yaşanabilecek çok çok ilginç bir deneyim.
6. Elliot Bay Kitapevi. Seattle’ın en büyük kitapçısı. 100 yıllık bi binadaymış bu, o zaman görmek çok güzel olabilirdi.
7. Balina gözlemi; bunun için balina zamanlarını bilmek ve ona göre gitmek gerek. Örneğin Mart’ta giderseniz şansınız yok gibi bişey. Nisan ortasından sonra uygundur ama. Parası çok olanlar için; deniz uçaklı bir tur var (365 dolar), sizi Seattle merkezden alıyo, San Juan Adasına götürüp getiriyor. (San Juan notları da sonra)
Listemde olup yapamadığım ve içimde kalan; limanda Crab Pot die bir restoran var, orada kilo kilo deniz ürünleri sipariş ediyorsunuz ve masaya kağıttan bir örtü serip tabak çanak olmadan lap diye önünüze atıyorlar bi dünya leziz deniz canlısını. Ama çok feci sıra var, biz 1 saat bekledik (60dk gerçekten) ve hala sıra gelmemişti, gittiğimiz ilk gün jetlag ağır bastığı için başka bi yerde yemiştik…

Seattle ile ilgili son notlar;
*Şehirde gitmek istediğiniz her yere yürüyebilirsiniz. Merkezdeki konaklamalar biraz pahalı, ama üniversitenin olduğu bölgeden seçerseniz biraz daha iyi bir yerde kalabilirsiniz.
*Havalimanı şehrin baya dışında, planları buna göre yapmak gerek. Metroyla ulaşım çok kolay ama.
*Dünya mutfakları severler için Seattle bir parti yeri. Lütfen gidip oralarda Burger King yiyen tiplerden olmayın, öyleyseniz de Seattle’da değişin 🙂
*Çok bol kahve için, Alaska somonun tadını çıkarın!
*Hangi mevsim giderseniz gidin yanınızda mutlaka şemsiye olsun!

Herkese güzel yollar ola!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Social profiles